KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/3847 E., 2010/7125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal End. AŞ ve ... aleyhine 04/10/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı şirket tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının yaralanmasına yol açan trafik kazası 24.02.2004 günü meydana gelmiş, 22.09.2004 günü de noterde düzenlenen ibra belgesi ile almış olduğu 13.000,00 TL karşılığında tüm maddi ve manevi tazminat isteklerinden vazgeçerek davalıyı ibra eden davacı, bundan sonra, 04.10.2004 günü, eldeki davayı açarak maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Yerel mahkemece yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarında davacının aylık kazancının asgari ücret düzeyinde olduğunun kabul edilmesi halinde, 22.09.2004 günü yapılan ödeme ile maddi zararının tamamına yakın bölümünü karşıladığı bildirilmiştir.
Dosyada, davacının aylık kazancının asgari ücretin üzerinde olduğuna ilişkin davacı tanığının soyut açıklaması dışında geçerli bir kanıt bulunmadığından, asgari ücret üzerinden belirlenmiş olan zararın, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davalı tarafından davadan önce yapılan ödeme ile karşılandığı kabul edilmelidir. Bu anlaşma, olaydan yedi ay sonra yapılmış olup ortaya çıkan zararlar ile yapılan ödeme arasında aşırı (fahiş) sayılabilecek bir fark da yoktur. Bu nedenle yapılan anlaşma, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasa’sının 111/2. maddesinde gösterilen nitelikte olmadığından geçersiz sayılamaz.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, taraflar arasında yapılmış olan ibra belgesi ile davacının maddi ve manevi zararlarının tamamen karşılandığı benimsenerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/3847, K. 2010/7125, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama