KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4144 E., 2011/5390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, 5393 sayılı Belediyeler Yasası'nın 49. maddesine aykırı olarak işçi alımı nedeniyle uğranılan idare zararının ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalının, Belediye başkan vekili olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği işçi alımı nedeniyle kamu zararına yol açtığının İçişleri Bakanlığı müfettişlerince belirlendiği gerekçesiyle, belirlenen kamu zararının ödetilmesi amacıyla davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
İcra takibi konusu alacak tutarı ile bilirkişinin belirlediği alacak tutarının aynı olması uyuşmazlık konusu olan alacak tutarının belirgin (likid=liquid) olduğu sonucuna doğurmaz ve uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden, olayda uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Yasasının 67/2. maddesi gereğince, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeyerek, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4144, K. 2011/5390, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama