KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4216 E., 2010/4723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 13/09/2004 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 10/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalılardan ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)Davalılardan ...'nın diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin olarak verilen ilk karar davacılar ile davalılardan ...'nın temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davalılardan ...'nın karar düzeltme istemi incelenerek.
2330 sayılı Yasa gereğince ... tarafından desteğin ailesine ödenen nakdi tazminatın uğranılan maddi ve manevi zararın karşılığı olduğu, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği, nakdi tazminat ödemesi ile karşılanan manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerektiği, nakdi tazminatın güncellenerek belirlenen maddi zarardan düşülmesi ve ödenen nakdi tazminatın tutarı konusunda oluşan kuşkunun ortadan kaldırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiş; karar, davacılar ile davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece verilen 01.12.2005 günlü ilk karar, ölenin eşdeğer (emsal) aylıklara göre saptanan geliri üzerinden destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasına ilişkin 03.05.2005 günlü bilirkişi raporu benimsenerek, davacı eş için 43.552,87 TL, çocukları ... için 8.970,69 TL, ... için 10.399,04 TL, ... için 12.920,19 TL olarak belirlenmiştir. Bozmadan sonra yerel mahkeme tarafından alınan 05.05.2009 tarihli raporda, davacılara ödenen nakdi tazminat tutarı güncellenerek indirildiği halde davacı eşin destekten yoksun kalma zararı 81.713,71 TL, çocukları ...'in 3.472,69 TL, ...'in 7.947,09 TL, ...'in 17.937,28 TL olarak hesap edilmiştir.
Davalı ...'nın karar düzeltme istemi üzerine bozulan ilk kararda, bozmanın kapsamı dışında kalan yönler kesinleşmiş ve davalı yararına usule ilişkin kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda, güncelleştirilen nakdi tazminat tutarı, bozmadan önce alınan 03.05.2005 günlü bilirkişi raporunda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarından indirilerek, davacıların isteyebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatları belirlenmeli ve indirimden sonra kalan bir tutar varsa onun kabulüne karar verilmelidir.
Yerel mahkemece, davalı yararına oluşan usule ilişkin kazanılmış hak gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4216, K. 2010/4723, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama