KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4336 E., 2011/6168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Müdürlüğne izafeten Maliye Hazinesi aleyhine 08/12/2004 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın reddine dair verilen 26/05/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 31/05/2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ... ile karşı taraftan davalı hazine vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, 3. kişinin hukuka aykırı ağır kusurunun davalının sorumluluğunu gerektiren nedensellik bağını kestiği gerekçesiyle istem reddedilmiş, karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; dava dışı ... ...’e ait taşınmaz payının, dava dışı kişiler tarafından düzenlenen sahte nüfus kayıtları ve mirasçılık belgesi kullanılıp gazeteye ilanı ve emlakçi aracılığı ile tapuda satış işlemi yaptırılmak suretiyle davacılara satıldığı, dava dışı ... ... tarafından açılan dava sonunda davacılar adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile ... ... adına tesciline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Medeni Yasa'nın 1007/1. maddesine göre “Tapu sicilinin tutulmasından ... bütün zararlardan Devlet sorumludur.” Kusursuz sorumluluk için Devletin kusurunun varlığı gerekmediği gibi tapu sicil müdürlüğü görevlilerinin kusurlu olup olmadığının araştırılmasına da gerek yoktur. Dava konusu olayda zarar, salt sahte kimlik bilgileri ile mirasçılık belgesi düzenlenmesi nedeniyle değil, bu belgelerin tescil işlemine dayanak alınması nedeniyle gerçekleştiği anlaşıldığından tapu idaresinde hukuka aykırı bir biçimde yapılan işlemler nedeniyle Devletin sorumluluğunu gerektiren nedensellik bağı da bulunmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacıların uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğu benimsenerek zarar kapsamının belirlenmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4336, K. 2011/6168, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama