KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4552 E., 2011/3944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/05/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız şikayet nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davalı tarafından açılan tahliye davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi üzerine kiralanan yer icra müdürlüğü aracılığı ile boşaltıldığı sırada, avukat olan davacının kiralanan yerde iş yapan 3. bir şirket ile davalı arasında düzenlenen bir kira sözleşmesi örneği sunması nedeniyle taşınmazın boşaltılamadığı; davalının, davacı avukat tarafından sunulan kira sözleşmesinin sahte olduğunu ileri sürerek suç duyurusunda bulunması üzerine cumhuriyet savcılığınca imza incelemesi için gereken imzaların toplandığı, ancak, sunulan kira sözleşmesi örneğinin aslı bulunamadığından takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
İlgili mahkemeden taşınmazın boşaltılmasına ilişkin aldığı tahliye kararının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla icra müdürlüğünü taşınmazın bulunduğu yere götüren davalının, boşaltılmasını istediği yerde bir başka isim altında iş yapan şirketle kira sözleşmesi yaptığı varsayımı, yaşamın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, taşınmazda iş gören şirketin avukatı olarak hareket eden davacı ya da ona vekaletname veren kira sözleşmesinin aslını da sunamamışlardır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yasal şikayet hakkını kullanan davalının eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4552, K. 2011/3944, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama