İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/4560 K.2011/6606

Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/06/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca…

Esas2010/4560Karar2011/6606Tarih7 Haziran 2011Okuma5 dk · 904 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2010/4560 E., 2011/6606 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

904 kelime·5 dk okuma

Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/06/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflarca süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacı, davalı tarafından haksız olarak şikayet edildiğini, bu yüzden kişilik haklarının zarar gördüğünü iddia etmek suretiyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraflarca temyiz edilmiştir.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa

varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Somut olayda davacı avukat, davalı müvekkilinin 8.8.2007 günü Giresun Cumhuriyet Savcılığına verdiği şikayet dilekçesi ile “haksız takip başlattığı, icra dosyalarını takip etmediği ve kendisini bilgilendirmediği, alacaklı olduğu Giresun 1.İcra Müdürlüğünün 2001/697 sayılı takip dosyasında borçlu...den haricen 4.000 Euro tahsil etmesine rağmen kendisine 3.000 Euro vererek kalan 1.000 Euro'yu uhdesinde tuttuğu” şeklindeki soyut iddialarla görevini kötüye kullandığından bahisle cezalandırılması istemiyle haksız şikayette bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı şikayet dilekçesi ile; davacı avukatın borçlu...den senetli alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, borçlu...in kendisine davacı avukata 4.000 Euro ödediğini söylemesine rağmen davacının kendisine 3.000 Euro ödediğini, geri kalanın hesaptan düşeceğini belirttiğini, borçlu ile haricen anlaştıklarını, davacı avukatının icra takibini kaldırmak için kendisinden 20.000,00 TL istediğini, yaptığı araştırmaya göre 2.960,00 TL vekalet ücreti borcu olduğunu öğrendiğini, icra takibinden feragat etmesi üzerine davacının kendisi hakkında vekalet ücreti alacağı takibi başlattığını, gayrımenkullerine haciz konduğunu ve alacağını dava dışı......'a devrederek görevini kötüye kullanması nedeni ile davacı hakkında şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır.

Yerel mahkemece, davalının iftira suçundan mahkum olması ve iddiaların soyut bulunmasına rağmen davalının haksız şikayette bulunduğunu kabul ederek davanın bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.

Davalının iddiaları konusunda yapılan tahkikat sonucu. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü haksız takip yapıldığına ilişkin birinci iddiasının genel hükümlere göre soruşturma yapılmasına karar vermiş, C. Savcılığının 2008/2957 soruşturma nolu kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığı hükmü kurulmuştur.

Takip dosyalarını takip etmediği ve bilgi vermediğine ilişkin ikinci iddiası konusunda ise 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 58. maddesi uyarınca Bakanlıkça soruşturma izni verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Borçludan alınan 1.000 Euro'nun ödenmediğine ilişkin üçüncü iddiası konusunda soruşturma izni verildiği, C.Savcılığının 2007/3481 bakanlık muhaberesi evrakı ile yapılan soruşturmada davacının görevini kötüye kullandığına dair soyut iddiadan başka delil bulunmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı düşüncesi ile Bakanlığa gönderilmiştir.

Dava konusu olayda, davacı davalının avukatıdır. Bir alacağın tahsili için borçlu ...hakkında icra takibi yapılmıştır. İcra takibi sırasında borçludan belge karşılığı alınan 3.000 Euro parayı davacı avukat davalı müvekkiline ödemiştir. Davalı, borçlu ...ile muhasebecisi ...ın davacı avukata 4.000 Euro ödediğini söylediklerini iddia etmiştir. Davalı hakkında iftira suçundan açılan ceza davasında tanık olarak dinlenen ...29.01.2007 tarihli ve ...

11.01.2008 tarihli savcılıkta alınan ifadelerinde davacı avukata 4.000 Euro veya Mark ödediklerini ifade etmişlerdir. Daha sonra yargılama sırasında olayın üzerinden uzun süre geçtiğini, 3.000 Euro veya Mark verdiklerini daha doğrusu ne miktar olduğunu bilmediklerini beyan etmişlerdir. Davacı avukat 3.000 Euro aldığına dair yazılı belge ibraz etmesi üzerine davalı iftira suçundan mahkum olmuş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Şu durumda borçlu ...ile tanık olarak dinlenen ...ın beyanlarına göre davalının şikayet hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendiğinde şikayet için yeterli belirti bulunduğunun kabulü gerekir. Davalı ceza mahkemesinde davacıya karşı iftira suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmış ise de "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiğinden, bu ceza kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değildir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4560, K. 2011/6606, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4560
Karar No
2011/6606
Tarih
7 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/4561 K.2011/14111
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/4564 K.2011/3696
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/4568 K.2011/6567
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/4569 K.2011/8278
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/4571 K.2011/7308
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/4579 K.2011/5909

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.