KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/457 E., 2010/12668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 24/09/2004 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 03/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; desteğin de içinde bulunduğu davalılardan ...’un sürücüsü olduğu araç ile diğer davalı ...’nun sürücüsü olduğu aracın çarpışması nedeniyle desteğin yaşamını yitirdiğini belirten davacılar, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmamalarını istemişlerdir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/1 maddesinde motorlu araç kazalarından ... tazminat istemlerinin iki yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenleme altına alınmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise eylemin aynı zamanda suç oluşturması durumunda ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüş; Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesinde de haksız eylemin suç oluşturması durumunda o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Davalı sürücüler Türk Ceza Yasası'nın 455/2. maddesi gereğince cezalandırıldığına göre olayda uygulanacak zamanaşımı süresi Türk Ceza Yasası'nın 102/3. maddesinde belirtilen (uzamış) ceza zamanaşımı süresi olan on yıldır. Bu sürenin başlangıcı ise aynı Yasa'nın 103. maddesine göre olayın gerçekleştiği gündür. Olay 09.07.1999 gününde gerçekleştiğine göre 24.09.2004 günü açılan asıl ve 27.12.2005 günü açılan birleştirilen davanın uzamış (ceza) zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı; 19.02.2009 günlü ıslah dilekçesinin de uzamış (ceza) zamanaşımı süresi içerisinde verildiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, davalılardan ... ile ... Sigorta AŞ hakkındaki istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalılardan ... ile ...’nun diğer temyiz itirazına gelince; davacılar, açtıkları asıl davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi tazminat istemişlerdir. Asıl davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmayan davacılar, isteklerini sınırlamış olduklarından daha sonra dava açarak veya ıslah dilekçesi vererek isteklerini artıramazlar.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan ... ile ... yönünden ıslah dilekçesi ile istenilen tutarların reddedilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/457, K. 2010/12668, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama