KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4598 E., 2011/6569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/05/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece davanın reddine dair verilen 23/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 07/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı adına gelen olmadı.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacı, adına kayıtlı aracın, Bornova 3. Noteri olan davalı tarafından düzenlenen satış yetkisi içeren 19.08.2005 gün ve 23154 sayılı vekaletname kullanılarak, aynı Noterlikte düzenlenen 01.09.2005 gün ve 32806 sayılı satış sözleşmesi ile dava dışı üçüncü kişiye satıldığını belirterek, gereken özeni göstermeyen davalı Noter'in maddi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, sahte kimlik kullanarak vekaletname düzenleyen üçüncü kişinin eyleminin nedensellik bağını kestiğini, kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacının nüfus kimlik belgesini gereksiz yere dava dışı damadına vererek sahte vekaletname düzenlenmesine zemin hazırladığı, vekaletname düzenlenirken kullanılan nüfus kimlik belgesinin davacıya ait nüfus kimlik belgesinden tek farkının üzerindeki fotoğraf olduğu, sahteliğin kolaylıkla anlaşılamadığı, davacının kusurunun nedensellik bağını kesecek nitelikte olduğu gerekçeyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, davacının 24.11.2004 günü satın alıp adına tescil ettirdiği aracı, ilgileneceği düşüncesiyle damadının işçi olarak çalıştığı firmaya kiraladığı, bir ara gerekli olduğunu söyleyen damadına nüfus kimlik belgesini verdiği, aracın davalının noterliğinde düzenlenen 19.08.2005 gün ve 23154 sayılı vekaletname kullanılarak, aynı noterlikte düzenlenen 01.09.2005 gün ve 32806 sayılı satış sözleşmesi ile dava dışı üçüncü kişiye satıldığı; dava konusu olay ile ilgili olarak açılan ceza davasında alınan raporda satışta kullanılan vekaletname üzerinde davacının parmak izinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, dosyada bulunan 14.09.2009 günlü bilirkişi raporunda; davacı yerine geçen kimliği saptanamayan bir kadının davalının noterliğine götürüldüğü, satış yetkisi içeren vekaletnamenin düzenlenmesi için sunulan nüfus kimlik belgesinin davacıya ait kimlik bilgilerini içerdiği ancak, fotoğrafın davacıya ait olmadığı, nüfus kimlik belgesindeki soğuk damganın nüfus kimlik belgesi üzerinde kalan bölümü ile fotoğraf üzerinde kalan bölümünün birbirini tamamlamadığı, nüfus kimlik belgesinin veriliş tarihi gözetildiğinde nüfus kimlik belgesinin 50 yaşlarında bir kadına ait olduğu ancak, fotoğraftaki kişinin görüntü ve yaş olarak daha genç biri olduğu belirtilmişti.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek; davacının, araç için gerekli olabileceğini düşünerek istemesi üzerine dava dışı damadına nüfus kimlik belgesini vermesi eyleminin nedensellik bağını kesecek nitelikte olmayıp davacının bölüşük kusurunu oluşturacağı sonucuna varılarak, belirlenecek zarar tutarının davalıdan alınmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4598, K. 2011/6569, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama