KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4632 E., 2011/4403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 28/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı 1981 doğumlu ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı 1938 doğumlu ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı 1938 doğumlu ... vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ile davalılardan 1938 doğumlu ...’ın tüm, diğer davalı 1981 doğumlu ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan 1981 doğumlu ...’ın diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, asıl davanın davalılarından 1981 doğumlu ... hakkındaki istem ile birleştirilen davadaki istem reddedilmiş; asıl davanın diğer davalısı 1938 doğumlu ... hakkındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi gereğince dayanışmalı (müteselsilen) sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi farklı olan davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilir.
Yerel mahkemece, hakkındaki istem farklı bir hukuki nedenle reddedilen davalılar yararına, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince, ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4632, K. 2011/4403, 20 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama