KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4720 E., 2011/4129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Bedelci vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 29/11/2004 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeni ile satışın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, danışıklı işlem nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davacı ile evli olan davalılardan ...'nin, diğer davalı ... ile birlikte yaşadığı, davalı ... tarafından davacı hakkında açılan boşanma davasında, davalının davacıya nafaka ödemesine ve boşanma davasının reddine karar verildiği, biriken nafaka alacaklarının ödetilmesi amacıyla davalılardan ... hakkında başlatılan icra takibi sırasında davalı adına kayıtlı 515 parsel sayılı taşınmazdaki 14 nolu bağımsız bölüm üzerine haciz konulduğu, süresi içerisinde satış istenmemesi üzerine haciz kalktığında davalı ...'nin bu taşınmazı birlikte yaşadığı diğer davalı ...’ e sattığı, davacının da bu satışın danışıklı olduğunu ileri sürerek iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Olayın anlatılan biçimi, tarafları ve davalıların arasındaki ilişkinin niteliğine göre yapılan satışın danışıklı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Diğer yandan; İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesi gereğince "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir."
Yerel mahkemece eldeki davada davacının amacının, tapunun iptali olmayıp alacağına kavuşmak olduğu gözetilerek, davacının alacağını almasına olanak sağlayacak biçimde, İcra ve İflas Yasası'nın 283/1. maddesinde yer alan kaydın iptaline gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebileceğine ilişkin düzenlemeye benzer biçimde bir karar verilmesi gerekirken tarafların halen evli olmaları ve satışın gerçek değeri üzerinden yapıldığı gerekçesiyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4720, K. 2011/4129, 13 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama