KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4739 E., 2011/3983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/04/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız şikayet nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı; eski eşi olan davalının, boşanma davasında kanıt olarak kullanmak amacıyla haksız yerel şikayette bulunduğunu, soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğini belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, görev itirazında bulunmuş, istemin genel kurallar uyarınca genel mahkemelerin görevli olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece aile mahkemesi olarak davaya bakılıp şikayetin hak arama sınırları kapsamında kaldığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemesinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa'nın 4/1. maddesi gereğince, 4721 sayılı Medeni Yasa'nın İkinci Kitabı'ndan doğan dava ve işlere aile mahkemesinde bakılır.
Dava konusu olay, 4721 sayılı Medeni Yasa'nın İkinci Kitabı'ndan doğan dava ve işler arasında olmayıp haksız eylem niteliğindeki davranışlardan kaynaklanmaktadır. Borçlar Yasası'nın 41 ve izleyen maddelerinin uygulanması gereken uyuşmazlığın, görüm ve çözüm yeri Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 1 ve izleyen maddeleri uyarınca belirlenecek genel mahkemelerdir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4739, K. 2011/3983, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama