KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/4756 E., 2011/4167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 11/03/2009 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ... ve ... Gazetecilik Matbaacılık AŞ’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan ... ve ... Gazetecilik Matbaacılık AŞ’nin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup davacı, ... gazetesinin 7.6.2007 günlü sayısında yayınlanan "İkizler bulundu cinayet çözüldü" başlıklı haberin konusunu oluşturan cinayet ile ilgisi bulunmadığı halde haberde adı ve soyadı açıkça yazılıp cinayet işleyen, katil olarak gösterildiğini belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Yerel mahkemece, maddi tazminat istemi feragat nedeniyle reddedilmiş; manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.
Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu haberde anlatılan cinayet olayından dolayı tutuklanan davacı hakkında adam öldürmek suçundan kamu davası açıldığı, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında kanıt yetersizliği nedeniyle beraet kararı verildiği anlaşıldığına göre dava konusu haberdeki olayın oluş biçiminin, görünür gerçekliğe uygun olarak anlatıldığı; ancak, yayın tarihinde sadece bu suçtan tutuklu olan davacının adı ve soyadının açıkça yazılmasının doğru olmadığı sonucuna varılıp haber konusu olayın gelişim biçimi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 6.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;
3-Davalılardan ...’ın temyiz itirazına gelince; karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesi gereğince dayanışmalı (müteselsilen) sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi farklı olan davalılar yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir edilir.
Yerel mahkemece, hakkındaki istem farklı bir hukuki nedenle, pasif husumet yokluğu nedeniyle, reddedilen davalılardan ... yararına, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince, ayrı avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince, davacı yararına 3.000,00 TL manevi tazminat ve hakkındaki istem farklı nedenle reddedilen davalılardan ... yararına diğer davalılardan ayrı avukatlık ücreti takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/4756, K. 2011/4167, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama