KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5179 E., 2011/6915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı.......,. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 05/10/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 03/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat ........, ile karşı taraftan davacı vekili Avukat .......,geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, tozlanma nedeniyle oluşan ürün zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının komşu parseldeki taş ocağından çıkan tozların seradaki ürünlerine zarar verdiğini belirterek 2003 ve 2004 yılına ait ürün zararının ödetilmesini istemiş, 20/11/2003 ve 29/9/2004 tarihlerinde iki ayrı tespit yaptırmıştır. Yerel Mahkemece dosya içerisindeki 29/9/2004 tarihli tespit raporu benimsenerek karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki, 2003 yılı ürün zararına ilişkin düzenlenen 20/11/2003 tarihli tespit bilirkişi raporunda; “…seralarda bitkilerin bu yıl dikildiği…zararın 2596TL olduğu…” tespit edilmiş, sonradan alınan ve yerel mahkemece de benimsenen 29/9/2004 tarihli tespit raporunda ise, 2003 yılı ürün zararının 11690TL olduğu hesaplanmıştır. 2003 yılı ürün zararına ilişkin olarak ilk tespit raporunun düzenleme tarihi ile taşınmazın ve ürünlerin gezilip görülmüş olması nedeniyle oluşa ve kapsama daha uygun düştüğü anlaşılmaktadır. Şu halde 2003 yılı ürün zararı yönünden 20/11/2003 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi gerekirken 29/9/2004 tarihli bilirkişi raporunun 2003 yılı ürün zararı için hükme esas alınmış olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5179, K. 2011/6915, 14 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama