KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5388 E., 2011/6916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Davacı ... (........'ya velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 27/04/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 14/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...’nın diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, davaya konu trafik kazasının 17/6/2000 tarihinde gerçekleştiği, davacının 17/9/2008 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini artırdığı, davalı ...’nın, süresinde verdiği dilekçeyle ıslah edilen bölüm için zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu eylem aynı zamanda 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 455/1 maddesindeki suçu oluşturduğundan, Borçlar Kanunu 60/2 maddesi uyarınca ceza zamanaşımı süresi olan 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Olay tarihinden ıslah tarihine kadar geçen zaman dilimi gözetildiğinde 5 yıllık sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Şu halde yerel mahkemece, ıslah edilen bölüm için zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5388, K. 2011/6916, 14 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama