KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5512 E., 2010/6520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... A.Ş aleyhine 25/12/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 04/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı şirket çalışanlarının etkili eylemi nedeniyle yaralandığını, gerekli önlemleri almayan davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, haksız davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, ...’nin tüzel kişiliği bulunduğu halde, davanın tüzel kişiliği bulunmayan ... Sinemasına karşı açılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinin başlığında davalı olarak ... gösterilmiş ise de, dilekçe içeriğinden davanın ...’ne karşı açıldığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi, davalı ... adına tebliğ edilmiş ancak davayı ... takip etmiştir. Dava dilekçesinde adı geçen Şirket yerine ... Sinemasının hasım gösterilmesi maddi hataya dayanan yanlışlık olup Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 80. maddesi gereğince her zaman düzeltilebilir. Bu tür hataların değiştirilmesi, hasmın değiştirilmesi olarak kabul edilemez.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yanlış yazılı davalı isminin dava dilekçesi içeriğine göre düzelttirilip işin esası incelendikten donra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacı, yalnızca ... Sinemasına (...’ne) karşı dava açmış olup karar başlığında adları yazılı bulunan gerçek kişilere karşı dava açmamıştır.
Yerel mahkemece karar başlığında davalı gösterilen gerçek kişilere, etkili eylemi gerçekleştiren davalı çalışanları olarak olay anlatımında yer verilmiştir. Ayrıca, gerçek kişilere dava dilekçesi de tebliğ edilmemiştir.
Dava açma koşulları, taraf teşkili ve kararının nasıl kurulacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nda düzenlenmiş olup gerçek kişilere karşı dava açılmadığı, dava dilekçesi de tebliğ edilmediği halde, dava dilekçesi tebliğ edilmiş gibi onların da davalı olarak gösterilmeleri doğru değildir..
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, yalnızca davalı (...’ne) ... Sinemasına karşı dava açıldığı benimsenip buna göre bir karar verilmesi gerekirken, dava açılmayan gerçek kişiler yönünden de karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5512, K. 2010/6520, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama