KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5658 E., 2010/8528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı...Dağıtım San. AŞ vd. aleyhine 14/07/2006-19/09/2006-08/05/2008 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda. Mahkemece dava ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen 28/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi de davalı...Dağıtım San.
AŞ vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/07/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi.
Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan...Dağıtım Sanayi AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece benimsenen 31.12.2007 günlü bilirkişi raporunda, desteğin son geliri asgari ücrete oranlanarak belirlenen geliri üzerinden hesap yapılmış ise de, desteğin bilinen dönemde elde ettiği ücret belirlenebilir olduğundan, bu hesaplama yöntemi tazminatın hesaplanmasına ilişkin ilkelerine uygun olmadığı gibi, sigorta ödemelerinin tazminatlar toplamından düşülmesi, desteğin hesap tarihine en yakın tarihteki gelirine göre hesaplanması gibi ilkelere de uyulmadığından usulüne uygun ve denetime elverişli olarak kabul edilemez.
Daha önce alınan 07.05.2009 günlü bilirkişi raporunda ise; bilinen döneme ilişkin zarar, desteğin emsallerinin aldığı ücrete göre hesaplanmıştır. Bu raporda, araç sigortası tarafından davacılara yapılan ödeme tutarı, her bir davacı yönünden ayrı ayrı belirlenerek hesap gününe kadarki faiziyle birlikte güncellenip indirilmiştir.
Yerel mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplaması ilkelerine daha uygun olan bu raporda belirlenen 328,181,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının kabul edilmemiş olması;
b)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın gelişim biçimi, ölenin davacılara olan yakınlığı, davalı tarafın tam kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, ölenin eşi yararına takdir edilen 12.500,00 TL, annesi yararına takdir edilen 10.000,00 TL, kardeşi yararına takdir edilen 7.000,00 TL, çocukları yararına takdir edilen 10.000,00’er TL manevi tazminat azdır. Yerel mahkemece daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;
3-Davalı...Dağıtım Sanayi A.Ş’nin diğer temyiz itirazına gelince; 2008/111 Esas sayılı birleşen davada, davacılardan ..., fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma zararının davalılardan...Dağıtım Sanayi AŞ ile sürücüsü ...’dan alınmasını istediği halde, haklarındaki dava reddedilen ... ile Aras Kargo bu davada taraf olmadıkları halde onlar hakkında da ret kararı verilerek yararlarına avukatlık ücretine takdir edilmiş olması;
Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5658, K. 2010/8528, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama