KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5687 E., 2011/5492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/10/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, ... gazetesinin 17.12.2008 günlü sayısında "Kendim Ettim Kendim Buldum" ve ... ... gazetesinin "O Müthiş Operasyon" başlıkları ile yayımlanan haberin gerçek dışı olduğunu ileri sürerek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise; özel yetkili cumhuriyet savcısı tarafından Yengeç-1 ve Yengeç-2 operasyonu kapsamında bazı avukatların teknik takibe alındığını, aralarında İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan davacının da bulunduğu bazı hakimlerin para karşılığı salıverme kararı verdiği, sanık, avukat ve hakimlerin suç örgütü kurdukları iddiasıyla soruşturma başlatıldığını, kendisinin muhabir olarak olayla ilgili araştırma yaptığını, tutuklananların aileleri ile görüşüp teknik takip bilgilerini değerlendirerek oluşturduğu haberin görünür gerçekliğe uygun olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; davacının kendisi ile ilgili telefon dinleme kararını imzalamadığı, kendi telefonunun dinlenmesine karar vermediği, karar verme yetkisi de bulunmadığından haberin gerçek dışı olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Gazete muhabiri olan davalı tarafından hazırlanıp ... gazetesinin 17.12.2008 günlü sayısında "Kendim Ettim Kendim Buldum" ve ... ... gazetesinde "O Müthiş Operasyon" başlığı ile yayımlanan haberde; aralarında İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan davacının da bulunduğu bazı hakimlerin para karşılığı salıverme kararı verdiği ve böylece sanık, avukat ve hakimlerin suç örgütü kurdukları iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında davacının kendi telefonunun dinlenmesi kararını verdiğini belirtmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve kanıtlardan; İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan davacının, suç örgütüne yardım ve yiyicilik (irtikap) suçlarından yargılanıp rüşvet almaya kalkışmak suçundan cezalandırıldığı, telefonunun dinlenmesine ilişkin kararın başkanlığını yaptığı İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin diğer üyeleri tarafından verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, kendi telefonunun dinlenilmesine karar vermediği ve böyle bir karara imza atmadığı halde dava konusu haberde davacının kendi telefonunun dinlenilmesine karar verdiğinin belirtilmiş olması, haberin bütünlüğü içerisinde ayrıntı niteliğinde olup haberin yayımlandığı andaki beliriş biçimine ve görünür gerçekliğe uygundur. Haberde davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacak başka bir anlatım da bulunmadığından, hukuka uygunluk nedenleri bulunan dava konusu haber nedeniyle davalı sorumlu tutulamaz.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin bir bölümünün kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5687, K. 2011/5492, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama