KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5716 E., 2011/5738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... Yatırım San. ve Tic. A.Ş ve diğerleri aleyhine 08/09/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ksmen kabulüne dair verilen 24/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... Yat. San. ve Tic. A.Ş ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan .... ... Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde; ... gazetesinin 15, 17, 18, 19 ve 21 Ağustos 2008 günlü sayıları ile ... gazetesinin 21 Ağustos 2008 günlü sayısında yayımlanan yazılarda yer alan sözlerin hangilerinin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu, hangi yayın için ne kadar manevi tazminat istediğini açıkça belirterek, davalıların her bir yayın nedeniyle 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Yerel mahkemenin gerekçesinde, dava konusu edilen yayınlarda davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu yazılı olmakla birlikte, adı ve yayın günleri ayrı ayrı belirtilen gazetelerde yayımlanan yazılarda yer alan hangi sözlerin hangi nedenle davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu ayrı ayrı belirtilmeden, genel bir anlatım biçimi ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunun belirtilmesi gerekçe değildir.
Yerel mahkemece, dava dilekçesinde saldırı oluşturduğu belirtilen her yayın için ayrı ayrı manevi tazminat istendiği gözetilerek, dava konusu edilen yayınlarda yer alan sözlerden hangilerinin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu belirlenip o yayında yer alan sözler nedeniyle ayrı ayrı manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, bu yönde bir ayrım yapılmadan, genel ve soyut değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5716, K. 2011/5738, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama