KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5748 E., 2010/6627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/12/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeni ile reddine dair verilen 03/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız dava açılması nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 38342 ada 5 sayılı parselin pay sahiplerinden dava dışı ... ...’ın payını satın almadan önce ön alım (şufa) hakkı bulunan diğer paydaş olan davalıya ön alım hakkını kullanıp kullanmayacağını sorduğunu, davalının ön alım hakkını kullanmayacağına ilişkin yazılı onay belgesi (muvafakatname) vermesi üzerine dava dışı ... ...'ın payını satın aldığını; ancak, ön alım hakkının kullanmayacağını belirten davalının, daha sonra ön alım davası açarak, yokluğunda görülüp sonuçlandırılan dava sonunda 40.000,00 TL'ye satın aldığı payı 2.000,00 TL bedel karşılığı devraldığını, böylelikle 38.000,00TL zarara uğramasına yol açtığını belirterek, uğradığı zararın davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalıya yönelik istem, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle, husumet yönünden reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının, davalının da paydaş olduğu taşınmazın dava dışı paydaşı olan ... ...’a ait payı satın aldığı, ön alım davası açan davalının, yargı kararı ile tapudaki satış bedeli olan 2.000,00 TL'yi davacıya ödeyerek satın aldığı payı adına tescil ettirdiği anlaşılmaktadır.
Davacının dosyaya sunduğu ve davalının mührünü taşıyan tarihsiz belgede; davalının, dava konusu taşınmazdaki diğer payın satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanmayacağına ilişkin açıklaması bulunmasına karşın ön alım hakkını kullanarak davacının satın aldığı taşınmaz payını tapudaki satış bedeli olan 2.000,00 TL'yi ödeyerek adına tescil ettirdiği anlaşıldığına göre; davacının, gerçekte 40.000,00 TL ödeyerek satın almış bulunduğu taşınmaz payının, davalının ön alım hakkını kullanmayacağına ilişkin yazılı onay belgesine uymayarak ön alım davası açması sonucu 2.000,00 TL karşılığı elinden çıkması nedeni ile uğradığı zararın ödetilmesi istemi ile açtığı iş bu davayı, davalıya yöneltmesinde, husumet yönünden bir yanlışlık yoktur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası hakkında inceleme yapılıp varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin husumet yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5748, K. 2010/6627, 2 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama