KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/575 E., 2010/5343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- İhbar olunan
- GÜVEN SİGORTA A.Ş
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ve İlyas Tekit tarafından, davalı ... Oyak Sigorta A.Ş ve diğerleri aleyhine 26/08/2005-01/12/2005-02/06/2009 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma ve desteğin ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/10/2009 günlü kararın Yargıtay’da incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması da temyize cevap dilekçesiyle davacılardan ... ve diğerleri vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04/05/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan ... ve ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan ... ve ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Asıl dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi zararın; birleştirilen 2005/458 Esas sayılı dava, yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın; birleştirilen 2009/334 Esas sayılı dava ise, desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece istemlerin birer bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Asıl davada yerel mahkemece benimsenen tazminatın hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda davacı eş ... için 102.901,76 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve 25.509,03 TL olan istek gözetilerek, davalıların 25.509,03 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Dava konusu eylem nedeniyle, davalının araç sigortacısı olan Güven Sigorta AŞ tarafından davacı eşe 21/10/2005 günü 50.000,00 TL tazminat ödenmiştir. Yerel mahkemece benimsenen destekten yoksun kalma tazminatı ise 10/02/2009 günlü bilirkişi raporu ile hesaplanmıştır. Sigorta şirketi tarafından davacı eşe yapılan bu ödeme, istekten indirilmediği gibi herhangi bir güncelleştirme de yapılmamıştır.
Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin yasal faizinin güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Bu durumda, olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacı eşe ödemenin yapıldığı 21/10/2005 günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 10/02/2009 günü arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirdiği yasal faiz güncelleştirilip belirlenerek, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi ve talep gözetilerek hüküm kurulması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeden talep edilen tazminatın hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından daha az olduğu gerekçesiyle ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile bunun işlemiş yasal faizi indirilmeden, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Birleştirilen 2009/334 Esas sayılı davada asıl davanın davacıları desteğin ölümünden dolayı uğradıkları manevi zararlarının ödetilmesini istemişlerdir. Ne var ki, birleştirilen bu davanın dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiş, bu dava yönünden davalılara savunma hakkı tanınmadan yargılama yapılarak karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 73. maddesi gereğince de yasada gösterilen ayrık durumlar dışında yargıç, tarafları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun olarak çağırmadıkça karar veremez.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, davalılara dava dilekçesi tebliğ edilip savunma hakkı tanındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, birleştirilen 2009/334 Esas sayılı davaya ait dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeden karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/575, K. 2010/5343, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama