KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5806 E., 2011/5880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/03/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Avukat olan davalının, 13.05.2002 günü gerçekleşen dava konusu haksız haciz nedeniyle yargılanıp cezalandırılmasına ilişkin ceza mahkemesi kararı 20.01.2009 günü kesinleşmiştir.
Borçlar Yasası'nın 60/2. maddesi gereğince zarara yol açan eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nda düzenlenmiş olan görevi savsama suçuna ilişkin ceza zamanaşımı süresi, aynı Yasa'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıl olup eldeki davanın açıldığı 09.03.2009 gününde bu süre geçmiştir.
Diğer yandan, 5 yıllık zamanaşımı süresi geçse bile, davacının ceza davası devam ettiği sürece, ceza davasına katılarak kişisel hak isteme hakkı varsa da bu süre, ceza mahkemesince verilen cezalandırma kararı ile sona ermiştir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı savunması kabul edilip zamanaşımı nedeniyle istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davalının sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5806, K. 2011/5880, 25 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama