KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5847 E., 2011/5531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 18/03/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan ...'in tüm, diğer davacı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacılardan ...'in diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, olayda davacılardan ...'in yaralanmadığı gerekçesiyle onun manevi istemi reddedilmiş; diğer davalının manevi tazminat isteminin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalılardan ...'nın tam kusurlu olarak sürücüsü olduğu araç ile çarptığı davacılardan ...'in çenesinde parçalı kırık, çenede hareket kısıtlılığı, yemede zorluk ve işitme kaybına neden olacak, % 28 oranda sürekli iş göremeyecek biçimde yaralanmasına yol açtığı anlaşılmaktadır.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Bunların fiziki, sosyal ve duygusal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre, davacının bir yakınının yaralanmasının sosyal ve duygusal kişilik değerler kapsamında olup olmadığı konusu üzerinde durulmak gerekir.
Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, doğrudan doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir.
Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba, çocuklar ve kardeşler gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir.
Davacılardan ..., olayda yaralanmamış olsa da eşinin tedavi ve bakımı sürecinde çektiği manevi acı ve üzüntü nedeni ile sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarara uğradığı benimsenerek, onun yararına da olaya uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, davacılardan ...'in manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5847, K. 2011/5531, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama