KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5857 E., 2011/5323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 08/10/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
S.S.Marmara Kavaklı Kent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Başkanı olan davacı, davalıların kooperatif üyelerine gönderdikleri ve dağıttıkları bildirilerde kendisi hakkında asılsız iddia ve suçlamalarda bulunduklarını, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu bildirilerde yer alan açıklamalar nedeniyle davacının şikayeti üzerine davalılar hakkında Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/1305 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davası ile dava konusu edilen bildiride yer alan iddialarla ilgili olarak davacı ve diğer kooperatif yöneticileri hakkında başlatılan hazırlık soruşturması sonucunda 05.04.2005 günlü fezleke ile nitelikli zimmet suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarının yargılamalarının sürdüğü anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince hukuk yargıcı, ceza mahkemesinin beraet kararı ile bağlı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular ile bağlıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davaların sonucu beklenmeli, ceza dava dosyaları getirtilmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5857, K. 2011/5323, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama