KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5892 E., 2010/6861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ aleyhine 21/05/2007 gününde verilen dilekçe ile alacak, tescil iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, ihale sonucu uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, dava dışı şirketin kullandığı kredinin güvencesi olarak üzerine ipotek kurulan taşınmazının, ihalenin iptal edilmesi nedeniyle sürüm değerinin çok altında satılmasından dolayı uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı adına tapulu taşınmaz, davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibi nedeniyle 16.04.2002 günü satıldığı, alacağına karşılık 12.000,00 TL bedelle taşınmazı satın alan davalının, taşınmazı 20.1.2004 gününde 16.000,00 TL'ye dava dışı üçüncü kişiye sattığı, gerçekleştirilen ihalenin açılan dava sonucu feshedilerek kararın kesinleştiği, yargılama sırasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda taşınmazın ihale tarihindeki değerinin 16.000,00 TL olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece; belirlenen taşınmaz bedelinden, davacının sorumlu olduğu ipotek limiti olan 12.000,00 TL indirilerek artan 4.000,00 TL zararın dava gününden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Davacı, kabul edilecek tazminata haksız eylemin gerçekleştiği ihale gününden itibaren yasal faiz yürütülmesini istediğine; davacının zararı haksız eylem niteliğindeki usulsüz ihale gününde gerçekleştiğine ve zarar kapsamı da o tarihe göre belirlendiğinde göre, kabul edilen tazminata dava gününden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, kabul edilen tazminata ihale gününden itibaren faiz yürütülmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5892, K. 2010/6861, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama