KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/5940 E., 2011/5355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/01/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; davacı, ekili olarak satın aldığı kereviz ürününe sürülerek verilen zararını mahkeme kanalıyla tespit ettirmiş ve belirlenen zararın tahsili için icra takibine başvurmuştur. Davalının icra takibine itirazı üzerine itirazın iptalini talep etmiştir. Yerel mahkemece, keşif yapılarak alınan bilirkişi raporuna göre itirazın bir bölümü iptal edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
İcra takibine konu alacak haksız eylemden kaynaklanmakta olup tazminat tutarı belirgin (likid=liquid) olmadığından uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirmektedir. Bu durumda, olayda uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Yasasının 67/2. maddesi gereğince, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeyerek, davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/5940, K. 2011/5355, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama