KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6184 E., 2011/7584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 24/01/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 17/12/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve diğerleri vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar... ve diğerleri vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Davalı ... ve ...’nın temyizi yönünden; dava, trafik kazasından doğan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dosyada bulunan. Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 31/12/2007 tarih 2007/1066 esas ve 2007/1406 karar sayılı dosya içeriğinden, davalı ... ve ...’nın müşterek murislerinin 17/5/2007 tarihindeki trafik kazasında ölümü üzerine, reddi miras talebinde bulunduğu, mahkemece, murisin ölümünden sonra 3 aylık yasal sürede yapılan başvurunun kabulüne karar verilerek mirası kayıtsız şartsız reddettikleri hususunun tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu trafik kazasının 17/5/2007 tarihinde gerçekleştiği, 17/8/2007 tarihinde yapılan reddi miras talebine yönelik 1/12/2007 tarihinde karar verildiği, eldeki davanın 24/1/2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde, anılan davalılar hakkında husumetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş olması doğru değildir.
Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2-Diğer Davalılar ..., ... ve ...’ın temyizi yönünden;
Davaya konu trafik kazasının, İstanbul-Çankırı D-100 karayolunda, iki çıkış ve bir iniş şeridi bulunan üç şeritli yolda, iniş eğimli şeritte seyir halinde bulunan davalılar desteği Aslı Bakırcı’nın sürücüsü olduğu...plakalı ..... ile ikinci çıkış şeridinde karşı yönde seyir halinde bulunan davacılar desteği .......,ın sürücüsü olduğu......, plakalı otobüsün kafa kafaya çarpışması biçiminde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Yerel Mahkemece, dosya arasına konulan 2007/10 değişik iş sayılı dosyadaki tek kişilik Fizik Yüksek Mühendisi tarafından hazırlanan ve davalı sürücünün tam kusurlu olduğuna dair kusur raporunun benimsenerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli, tanık anlatımları, davalı tarafın hükme esas alınan kusur raporuna karşı itirazları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler gözetildiğinde tek kişilik bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Yerel Mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişi heyetinden kazanın oluşumundaki kusur durumuna ilişkin rapor alarak oluşacak sonuca göre karar vermektir. Şu halde hüküm kurmaya yeterli bulunmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6184, K. 2011/7584, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama