KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6386 E., 2011/7570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 07/04/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28/06/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; asıl dava ve birleşen dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece asıl ve birleşen davada istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasına, davalı ...'nin maliki olduğu araç ile davalı sürücü ... neden olmuştur.
Davacı yönünden, davalılar farklı hukuki nedenlere dayalı olarak sorumlu durumundadırlar. Borçlar Yasası'nın 51. maddesi gereğince aralarındaki ilişki, eksik dayanışmaya (teselsüle) dayanmaktadır. Borçlar Yasası'nın 142. maddesi gereğince de davacı, dayanışmalı sorumluluk kuralları gereğince (müteselsil) sorumlu bulunan borçluların her birinden borcun bir bölümünün veya tamamının ödenmesini isteyebilir ve borcun tamamen ödenmesine kadar borçluların sorumluluğu devam eder
Şu durumda, maruz kaldığı haksız eylem nedeni ile davacıya karşı farklı hukuki nedenlere dayalı olarak sorumlu bulunan davalılardan tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı tazminat ödetilmesine karar verilmesi gerekirken bu konunun düşünülmemiş olması doğru değil ise de anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca hüküm fıkrasına "tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere biçimindeki cümlenin eklenmesi ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6386, K. 2011/7570, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama