KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6435 E., 2011/6300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Av. ... ve Av. ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/08/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalı kuruma ait elektrik direğinden çıkan kıvılcımların davacılara ait buğday tarlasına sıçraması nedeniyle henüz hasat edilmemiş buğday ürününün yanmasından dolayı uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, davalı kuruma ait elektrik tellerinin ark yaparak kıvılcım atması nedeniyle hasat edilmemiş buğdayın bir kısmının yanmasına neden olduğu, yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının toplam zararının 7372,117 TL olarak hesaplandığı, yerel mahkemece Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince % 20 oranında indirim yapılarak davalının 5.897,69 TL tazminat ile sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda; zararın, 2008 yılı İlçe Tarım Müdürlüğü verilerine göre hesaplandığı belirtilmiş ise de, dosya arasında belirtilen verileri gösteren kurumdan getirtilen veri cetveli ile bilirkişi raporu ekindeki nereden sağlandığı anlaşılamayan veri cetveli birbirinden farklıdır.
Yerel mahkemece İlçe Tarım Müdürlüğü'nden 2008 yılı verileri getirtilmesine rağmen gerekçesi açıklanmadan farklı verileri esas alarak hesaplama yapan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6435, K. 2011/6300, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama