KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6468 E., 2011/5724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... A.Ş aleyhine 27/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı ...'a ait boru döşenme işini yapan dava dışı taşeron firmanın, su borularına zarar verdiğini ve taşınmaza inşaat atığı yığdığını belirterek, uğradıkları zararın ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı ise, dava dışı yüklenici firma ile aralarındaki eser sözleşmesi gereğince meydana geldiği iddia edilen zarardan eylemi gerçekleştiren dava dışı firmanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkeme, eser sözleşmesi gereğince işin yapılması sırasında meydana gelen zarardan eylemi gerçekleştiren dava dışı yüklenicinin sorumlu olduğu gerekçesi ile istemin reddine karar vermiştir.
Borçlar Yasası'nın 355 ve izleyen maddelerinde düzenlenmiş olan eser sözleşmesi gereğince iş sahibinden bağımsız olarak kendi hesabına iş yapmayı üstlenen yüklenici, işi yaptığı sırasında üçüncü kişilere verdiği zararlardan kendisi sorumludur. Ancak bu durum, Dairemizin uygulamalarında da belirtildiği gibi, taraflar arasındaki iç ilişkide bağlayıcı olup zarar görene karşı işin sahibi olan iş verenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Üçüncü kişiler uğradıkları zararın ödetilmesini işi yapmayı üstlenen yükleniciden isteyebilecekleri gibi işin asıl sahibi olan işverenden de isteyebilir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davanın husumet nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6468, K. 2011/5724, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama