KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6544 E., 2010/7681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Antalya Maliye Hazinesi aleyhine 26/06/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen 10/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın, Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince, ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istem zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş, karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı sahibi olduğu taşınmaz payının 6831 sayılı Orman Yasası’nın 2/B maddesinde belirtilen yer niteliğinde olduğu gerekçesiyle tapu kaydının iptaline karar verildiğini, iyi niyetle satın aldığı taşınmaz payının elinden çıkmasından dolayı uğradığı maddi zararın davalı ...'den alınmasını istemiştir.
Yerel mahkemece, 1980 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacının dayanağı olan 01.04.1971 gün ve 11 sıra nolu tapu kaydının 229 parsel sayılı taşınmaza uymadığı belirlenerek kadastro tespiti yapıldığı, davacının bu tarihten sonra kadastro mahkemesinde açtığı bir dava ya da 229 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili dava dışı kişilerce açılan davaya katılmasının söz konusu olmadığı, zararın en son bu tarihte doğduğu, 1980 yılından eldeki davanın açıldığı güne kadar Borçlar Yasası'nın 60. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının pay sahibi olduğu taşınmazın 1980’de gerçekleşen kadastro çalışmaları sonucu 229 parsel sayısı ile Hazine adına tespit gördüğü, davacı ile tapu kaydında paydaş olarak görünen kişiler tarafından Antalya Kadastro Mahkemesi’nde dava açıldığı, bozma üzerine verilen ve davacı ile diğer paydaşların adlarının açıkça yer aldığı tescil kararına göre davacının tapu kaydının 229 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, bu kararın 01.07.2008 günü kesinleştiği ve böylece eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası hakkında inceleme yapıldıktan sonra varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, zamanaşımı nedeniyle istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6544, K. 2010/7681, 23 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama