KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/668 E., 2010/1882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 31/10/2003-06/04/2007 gününde verilen dilekçe ile desteğin ölümü nedeniyle asıl ve birleşen davada tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları ile reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, asıl davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destekten yoksun kalma ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Birleşen davada ise, asıl davada kabul edilen tazminat miktarlarına olay gününden itibaren işlemiş faiz ile bilirkişi raporunda hesaplanan ve ilk davada kabul edilen maddi tazminatların artan bölümü ile bu miktara olay gününden yasal faiz yürütülmesi isteminde bulunmuşlardır. Yerel mahkemece, birleşen dava yönünden, asıl davadaki tazminatlara olay gününden birleşen dava gününe kadar işlemiş yasal faiz istemi gözetilmeden, sadece ilk davada saklı tutulan fazlaya ilişkin kısım dava gününden faizi ile birlikte kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olduğundan ve davacıların da istemi bu yönde olduğundan, tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmelidir. Yerel mahkemece bu yön gözetilmeden birleşen davadaki, asıl davada kabul edilen miktarlar için olay gününden itibaren işlemiş yasal faiz istemi yönünden karar verilmemesi ile artan maddi tazminata dava gününden faiz işletilmesine karar vermesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; yerel mahkemece benimsenen ek bilirkişi raporunda destekten yoksun kalma tazminatı miktarları hesaplanırken ... Sigorta tarafından 24/12/2003 gününde yapılan 18.000 YTL’lik ödeme güncelleme yapılmadan tazminatlardan indirilmiştir. Oysa sigorta ödeme günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı
2010/668-2010/1882
asıl bilirkişi raporunun tarihi olan 24/03/2006 günü arasında işlemiş yasal faizin de hesaplanarak sigortaca ödenen miktarlarla birlikte hesaplanan maddi tazminat miktarlarından indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/668, K. 2010/1882, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama