İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/677 K.2010/2876

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Hiz. A.Ş aleyhine 30/10/2008 gününde verilen dilekçe ile baz istasyonunun kaldırılmasının istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Esas2010/677Karar2010/2876Tarih16 Mart 2010Okuma5 dk · 940 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2010/677 E., 2010/2876 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

940 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Hiz. A.Ş aleyhine 30/10/2008 gününde verilen dilekçe ile baz istasyonunun kaldırılmasının istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.

Mahkemece davanın reddine dair verilen 11/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve incelemenin duruşmalı olarak yapılması da temyize cevap dilekçesiyle davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16/03/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar adına gelen olmadı, karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.

Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

Dava, baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkin olup davacılar, oturdukları binaya yakın yerde bulunan orta refüjdeki aydınlatma direğine davalı ... AŞ tarafından kurulan GSM baz istasyonunun insan sağlığı açısından tehlike yarattığını, davalının Medeni Yasa’nın 661 ve izleyen maddelerinde yer alan düzenlemelere aykırı davrandığını belirterek, bilimsel verilere uygun olmayan bu istasyonun sökülüp kaldırılarak tehlikenin giderilmesine ve manevi tazminata karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı ise, davacı yanın iddiasını kanıtlaması gerektiğini, istasyonu yönetmelik kurallarına göre kurulup işletildiğini, iddia edilen zararının henüz gerçekleşmediğini, geniş bir halk kitlesine yayın yaparak kamu hizmeti verdiklerini, radyasyona neden olmadıklarını, bu konuda bilimsel düşünce ve raporlar olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, davacının iddiası, davalının savunmaları ve davaya neden olan olayın özelliği gözetilerek, baz istasyonunun yönetmelikte yer alan düzenlemelere uygun olarak kurulduğu, limit değerlerin aşılmadığı, davacıların bedensel bütünlüğünün zarara uğramadığı, gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.

Uyuşmazlık son yıllarda kullanılan cep telefonlarındaki haberleşmeyi sağlayan ve baz istasyonları olarak isimlendirilen tesisin kullanılması sonucu bir zararın doğup doğmadığı ve doğmuşsa bu zararın hangi durumlarda söz konusu olabileceği ve yine giderilmesi konusunda ne gibi önlemlerin alınması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu olan tesisin cep telefonlarının kullanımı için zorunlu olduğu ve bu tesisin geniş bir kitleyi ilgilendirmesi nedeniyle de kamuya hizmet vermeyi amaçladığı tartışmasızdır. Ne var ki, bu hizmetin verilmesi ve tesisin kullanılması sonucu hukuk kurallarının bir gereği olarak doğan zararlardan da tesis sahibi sorumludur. Hatta bu sorumluluk kusura dayanmayan, tehlike sorumluluğu olarak da kabul edilmek gerekir.

Bu özelliği nedeniyle tesisi kullanan ve onu işletenin yüksek özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Aksi halde en küçük bir özensizliğin maddi değerlerle ölçülemeyecek kadar ağır sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Bunun için zarar görenin zararını değil, tesis ve işletme sahibinin, tesisin işletilmesinden dolayı kişilere, bu bağlamda, çevreye bir zarar verilmediğini ve herhangi bir olumsuz sonuç yaratılmadığını kanıtlanması gerekir.

Bu sonuç genel sorumluluk kurallarının aksine, davalı yanın işletmesinin ağır tehlike doğuracak özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Dosya kapsamına göre taraflar arasında baz istasyonunun yaydığı radyasyonun ilgili yönetmelikte belirtilen elektromanyetik alan şiddeti değerleri altında olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık baz istasyonunun yaydığı radyasyonun referans değerlerin altında olsa bile zaman içinde bölgede radyasyon yoğunlaşması ve buna bağlı hastalıklara yol açacağı iddiasına dayanmaktadır.

Davaya konu baz istasyonunun 12/7/2001 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikte belirtilen düzenlemelere uygun olduğu ve bu yönetmelikteki elektromanyetik alan şiddet değerlerinin altında faaliyet gösterdiğinin belirlenmiş olması, bu nedenle bir zararın doğmayacağını kabul etmek için yeterli değildir. Bu bağlamda tesisin kurulma amacına uygun olarak işletilmesi durumunda da kişi ve çevreye zarar verip vermediğinin belirlenmesi önem taşımaktadır.

Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda; “...dava konusu yerde yapılan ölçüm limitlerin çok altında olduğu, elektromanyetik alanlarının varlığının bilinmesinin psikolojik etkilerinin olabildiği, onbeş farklı noktada yönetmeliğin belirlediği metotla yapılan ölçümlerde yönetmelikteki standartlarda belirtilen limit değerlere aşılmadığı baz istasyonunun yönetmelik hükümlerine uygun olduğu...” belirtilmiştir.

Davalı, kamu yararına hizmet verdiklerini savunmuştur. Gerçekten yukarıda açıklandığı üzere, davalı tarafından bu ve benzeri tesislerin işletilmesi sonucu geniş bir halk kitlesinin yarar sağladığı bilinen bir olgudur. Ne var ki, bu yararın sağlanması karşısında kişilerin zarar görmesi hoş görülemez. Bu bakımdan, gerek hizmetten elde edilen yarar ve bunun karşısında verilen zararın dengelenmesi gerekmektedir. Hiçbir hizmet, insan yaşamı kadar öncelik ve önem taşımaz.

Diğer bir anlatımla, yararlı bir hizmetin karşılığı olarak insan ölümü uygun bir sonuç olarak kabul edilemez. İnsan yaşamında tehlike yaratan bir hizmetin, kişi yaşamının önüne geçmesi ve ona üstünlük tanınması doğru bir yaklaşım olarak düşünülemez. Kaldı ki somut olayda, bu hizmetin aynı yerde verilmesinde zorunluluk da bulunmamaktadır. Daha fazla bir giderle de olsa, başka bir yerde aynı sonuçları sağlayacak bir istasyonun kurulması ve hizmet vermesi olanaklıdır.

Bu nedenle davalının bu yöndeki savunma ve itirazları da yerinde değildir.

Şu durumda, ölçüm değerlerinin yanı sıra diğer koşulların bu bağlamda, tesisin kurulduğu yerin yerleşim yerlerine, okula, çocuk parkına ve davacının evine olan yakınlığı ile davacının ailesi ile birlikte evlerinde uzun süreli oturduklarının da göz önünde tutulması gerekir.

Tüm dosya kapsamından; dava konusu baz istasyonunun konumu itibariyle uzun sürede kişi ve çevreye zarar vereceği, bu nitelikteki bir istasyonun halen bulunduğu yerde kullanılmasının sakıncalı bulunduğu, bunun daha uygun ve yerleşim çevresinden daha uzakta kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu belirlemelere göre dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar yok ise de, çevre binalarda ve bu bağlamda davacıların oturmakta olduğu binada yaşayanlar için sağlık bakımından büyük endişeler taşıdığı, bu yer ve çevresinde oturanların psikolojik olarak yaşamını olumsuz biçimde etkileyeceği ve bunun da psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı, bu haliyle de yaşamdaki sağlık değerleri düşünüldüğünde o yerde oturmanın olumsuz hale geleceği göz önünde tutulduğunda, davacıların zarar gördüğü kabul edilmeli ve davanın kabulüne karar verilmelidir.

Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/03/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(M) (M)

KARŞI OY YAZISI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.16.03.2010

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/677, K. 2010/2876, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (M) (M)
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/677
Karar No
2010/2876
Tarih
16 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/677 K.2010/2889
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/677 K.2010/4591
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/678 K.2010/5140
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/678 K.2010/4609
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/679 K.2010/1646
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/680 K.2010/3930

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.