KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/6795 E., 2011/7858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Davacı... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 8/8/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 8/3/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili duruşmasız olarak da bir kısım davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 05/07/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat .... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı tarafından yapılan inşaat sırasında davacıların kullandığı binanın yıkılması nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminatın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı taraflarından temyiz olunmuştur.
Davalı, kendine ait arsada inşaat yapmak için hafriyat yapmış, bunun için yeterli önlem almamış, hafriyat sırasında şehir su şebekesine zarar vererek suyun davacıların binalarının temeline zarar vermesine sebep olmuş, patlama gece olduğu için su uzun süre temelde kalmış, hafriyattan sonra 40 gün kadar temel atılmadığı için davacıların binaları yan yatarak oturulamaz hale gelmiş ve belediye tarafından yıkılmıştır. Davacıların bu olay sebebi ile hayatlarını geçirdikleri, özel eşya ve hatıralarının bulunduğu evlerinin yok olması nedeni ile BK’nun 49. maddesi anlamında kişilik haklarının zarar gördüğünün kabulü gerekir. Bu nedenle sadece ikamet eden davacılar lehine uygun miktarda manevi tazminat verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasında dava sırasında yıkılan evin yeniden inşası için bir protokol yapılmış, inşaat öngörüldüğü tarihte başlamadığı için davacılar davaya devam etmişler, ancak davalı dava sırasında davacıların arsasına protokole göre evin kaba inşaatının belli birkısmını yapmıştır. Mahkemece yerinde yapılacak bir keşif ile yapılan bu imalat bedeli de hesaplanıp belirlenen tazminattan mahsup edilmelidir. Bu yönün gözetilmemiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/6795, K. 2011/7858, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama