KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7028 E., 2011/6545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/07/2006 gününde verilen dilekçe ile hizmet kusuruna dayalı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hizmet kusuru nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, dava dışı doktorlar ........,ve .......,’ın kişisel kusurları nedeniyle yeni doğmuş bebeklerinin yaşamını yitirdiğini, doktorların kişisel kusurlarından davalı idarenin de sorumlu olduğunu, ayrıca hastane koşullarının yeterli olmayıp onarım sırasında doğum yaptırılmaya çalışıldığını belirterek, davalı İdare'nin maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.
Davalı İdare ise, idari yargı yerinin görevli olduğunu, personelin kişisel kusurlarından idarenin sorumlu olamayacağını, idarenin kusurunun bulunmadığını, olayda zamanaşımının gerçekleştiğini ve görevli doktorların da kusurunun bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, desteğin ölümü nedeniyle dava dışı doktorların kusurları bulunmadığı, gebelik, doğum ve bebek üzerinde uygulanan bütün girişimlerin yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı İdare, sağlık hizmetlerinin işleyişini ve hizmetin işleyişi sırasındaki olası aksaklıkları denetlemekle görevlidir. Bu görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hizmet kusuru niteliğindedir. Davacılar, sağlık hizmetinin sunumu sırasındaki hizmet kusurunun zarara uğramalarına yol açtığını ileri sürdüklerine göre hizmet kusuru nedeniyle doğan zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince ilgili idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese de yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7028, K. 2011/6545, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama