KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7237 E., 2011/6771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/04/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava başlangıçta SSK Başkanlığı tarafından açılmış ve yargılama aşamasında yürürlüğe giren 5283 sayılı Yasa uyarınca Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmüştür.
5283 sayılı Yasa’nın 4/c maddesinde: “ Devredilen sağlık birimleri ile ilgili olarak; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, Sosyal Sigortalar Kurumunun sağlık hizmeti satın almasına ilişkin sözleşmeleri hariç, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılmış sözleşmeler, kredi anlaşmaları, yatırım projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları leh ve aleyhine adli ve idari yargıda sağlık hizmeti sunumundan, iyileştirici tıbbi malzeme alımından dolayı ve sağlık hizmeti sunan personelle ilgili açılmış ve açılacak davalar ile icra takipleri Bakanlık husumetiyle yürütülür, bütün hak, yetki, yükümlülük, alacak ve borçlarıyla birlikte Bakanlığa geçer...” biçiminde düzenleme yapılmış olup; Yasa’nın 10. maddesi uyarınca da, 20/2/2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
5283 sayılı Yasa’nın 4/c maddesi uyarınca davacı bakanlık, SSK Başkanlığı'nın Yasa’da belirtilen hak ve borçlarına halef olmuştur. Bu halefiyet, Yasa gereği ve kendiliğinden sonuçlarını doğurmaktadır. Şu durumda, SSK'nun karar başlığında davacı olarak gösterilmesi; Yasa'dan kaynaklanan halefiyete rağmen aleyhine hüküm kurulması ve kurum tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir. Mahkemece, davacı olarak yalnızca Sağlık Bakanlığı'nın karar başlığında yer alması ve yargılama giderlerinin tümünden davalının sorumlu tutulması gerekir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7237, K. 2011/6771, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama