KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7249 E., 2010/8092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat...tarafından, davalı ......,Oto. San. ve Tic. AŞ ve Peugeot Oto. Paz. AŞ aleyhine 30/05/2006-19/02/2007 gününde verilen dilekçeler ile ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesinin dava ve birleşen dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan Peugeot Oto. Paz. Aş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan Peugeot Oto Pazarlama AŞ tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, satın aldığı 307 XT 1.6 HDI SK tipi aracın egzozundan siyah bir duman çıkması nedeniyle defalarca servise götürmesine rağmen arızanın giderilemediğini belirterek, ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesini istemiştir.
Davalılar ise, yasal sürede bildirim yapılmadığını, üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, istemin kullanım hatası veya memnuniyetsizliğinden kaynaklandığını, davacı seçim hakkını onarımdan yana kullandığından aracın onarıldığını, maldan yararlanamamanın sürekli olmadığını, davacının elde ettiği yarar ve kullanım bedeli göz önüne alınarak istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, iki farklı bilirkişi kurulundan rapor almış, ikinci bilirkişi raporuna değer verilerek istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Alınan ilk bilirkişi raporunda, davacının iddia ettiği gibi bir arızanın bulunmadığı, üretim hatası olmadığı ve onarımın gerçekleştiği; ikincisinde ise, arızanın halen devam ettiği, bunun üretimden kaynaklandığı ve maldan yararlanamamanın süreklilik arz ettiği belirtilmiş ve böylece bilirkişi raporları birbiri ile çelişmiştir.
Yerel mahkemece, bilirkişi raporları arasında oluşan çelişki başka bir bilirkişi kurulundan alınacak yeni bir rapor ile giderilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7249, K. 2010/8092, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama