KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7254 E., 2010/10516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Oto. Paz. A.Ş ve diğeri aleyhine 08/09/2009 gününde verilen dilekçe ile ayıplı malın bedelinin ödetilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 16/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19/10/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan Peugeot Oto. Paz. A.Ş vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler, diğer davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, ayıplı malın bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı tacir olmadığı gibi, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari işletmeden de kaynaklanmadığından olayda uygulanacak faiz ölçüsü avans faizi olmayıp yasal faizdir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davalıların yasal faiz yerine avans faizi ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7254, K. 2010/10516, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama