KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7372 E., 2011/7539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 09/11/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının paranoid psikoz tanısı ile kısıtlanmasına karar verildiği ve vasi atandığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan, davalının dava konusu tazminatı ödeme gücünün bulunmadığı da savunulmuştur.
Kural olarak, haksız eylemlerden sorumluluk kusura dayanır. Kusur sorumluluğu için de, ayırt etme gücünün varlığı gerek ve yeter koşuldur. (TMK m.13). Diğer yandan, yasada gösterilen ayrık durumların varlığı halinde, ayırt etme gücü bulunmayanlar da sorumlu tutulabilirler.(TMK m.15). Bu ayrıksı durumlardan biri ise, BK m.54/1 hükmü ile düzenlenen hakkaniyet gereğine dayalı objektif sorumluluk halidir.
Bu düzenleme ile hakime geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Bu yetkinin, her olayı çevreleyen koşulların göz önünde bulundurularak kullanılması gerekir. Bu bağlamda, ayırt etme gücü bulunmayanın eyleminin doğurduğu özel tehlike; ayırt etme gücü bulunmamasına karşın, objektif ölçüler içinde ona yüklenilebilecek bir kusurun varlığı; ayırt etme gücü bulunmayanın, eylem sırasındaki öznel durumu ve zarar görene yönelik tutumu ile tarafların ekonomik varlıklarının göz önünde tutulması gerekir. Özellikle eylemde bulunanın sorumluluğunun, onun yönünden rahatlıkla katlanılabilir, zarar gören bakımından ise hissedilir ölçüde ekonomik sonuçlar doğurması durumunda sorumluluk benimsenebilir.
Hakim, BK m.54/1 hükmü uyarınca zararın kısmen veya tamamen ödetilmesine karar verebilir. Somut olayda, davalının tazminat sorumluluğu bakımından açıklanan yasa hükmünün tartışılmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7372, K. 2011/7539, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama