KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7457 E., 2011/8254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Gıda Paz. turizm Nak. ... İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 02/05/2005 gününde verilen dilekçe ile tescil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/11/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekilleri, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/07/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan ... vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamıs dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, dolandırıcılık yolu ile elden çıkan aracın aynen iadesi ile davalı adına olan araç kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı aracını satmaya çalışırken, davalıların iştirak ettiği dolandırıcılık eylemi sonucu hem davacının aracı elinden alınmış hem de bedeli ödenmeden davalılar arasında iki gün içinde yeni ruhsat da çıkarılarak satılmıştır. Savcılık tarafından yakalanan araç davacıy teslim edilmiş ancak trafik kaydı davalı ... adına kayıtlı bulunmaktadır.
Mahkemece, olayın nitelendirilmesi ve davalıların iştirakinin bulunduğu yönündeki hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki trafik kaydının tescil ve terkini idari nitelikte işlemler olup mahkemece bu yönde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yerel mahkemece yapılması gereken aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti ile yetinmektir. Bu yön gözetilmeden açıklanan şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7457, K. 2011/8254, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama