KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7463 E., 2010/8279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/10/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu eylem nedeniyle, dava dışı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Karayolları Trafik Garanti Sigortası hesabından davacılara 15.08.2006 günü 8.342,00 TL tazminat ödenmiştir. Yerel mahkemece benimsenen 12.01.2010 günlü bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan bu ödeme, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan, indirilmiştir.
Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenerek tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin getirisinin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir.
Olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemenin yapıldığı 15.08.2006 günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 12.01.2010 günü arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenmesi ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekirken Yerel mahkemece açıklanan hususu gözetmeden inceleme yapmış olan bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Desteği ...’ın, arkadaşı olan davalılardan ...’un sürücüsü olduğu motosiklette bulunduğu sırada diğer davalı ...’ın sürücüsü olduğu araç ile motosikletin çarpışması nedeniyle yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır.
Hatır taşımacılığında, yalnız taşınan yolcunun yararı söz konusu olduğu ve taşıyanın karşılıksız olarak onu taşıdığı gözetilerek Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince zararın bir bölümünün tazminat alacaklısının üzerinde bırakılması gerekir.
Yerel mahkemece, olayın gelişimi ve sonucu gözetilerek, belirlenen zarardan uygun bir oranda indirim yapılmamış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
c) Davacılar, dava açarken saklı tuttukları fazlaya ilişkin haklarını 07/07/2007 günlü ıslah dilekçesi ile artırmışlar ancak, ıslah dilekçesinde istedikleri tazminata faiz uygulanmasını istememişlerdir.
Islah dilekçesi ile istenen bölüm ayrı bir dava niteliğinde olup istek bulunmaması durumunda, kabul edilen tazminata faiz yürütülemez.
Yerel mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesinde yer alan; yargıcın tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar vermeyeceğine ilişkin düzenleme gözetilmeyerek, ıslah dilekçesiyle artırılan tutara olay gününden itibaren faiz yürütülmüş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7463, K. 2010/8279, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama