KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7473 E., 2010/8661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/09/2007 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle reddine dair verilen 15/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, İcra ve İflas Yasası’nın 89. maddesi gereğince gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olunmadığının saptanması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren, İcra ve İflas Yasası’nın 89/3. maddesinde belirtilen 15 günlük hak düşürücü süreden sonra dava açıldığı gerekçesiyle, istemin reddine ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına ilişkin olarak verilen karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
İcra ve İflas Yasası’nın 89/3. maddesi gereğince; açtığı borçlu olmadığının saptanması davasını kaybeden üçüncü kişi, dava konusu şeyin yüzde kırkından aşağı olmamak üzere bir tazminat ile sorumlu tutulabilir.
Yerel mahkemece davacının açtığı davanın işin esası incelenerek değil, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddedildiği gözetilmeyerek, davalı yararına kötü niyet tazminatı takdir edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7473, K. 2010/8661, 14 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama