KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7498 E., 2010/8480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Davacı ... Tur San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...tarafından, davalı ... aleyhine 06/04/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 09/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; davacı, işletmesini yaptığı mesire yerinin içinden geçen DSİ kanalına, davalı belediyenin şehrin kanalizasyon ve atık sularını bırakması nedeniyle müşteri kaybına ve zarara uğradığını belirterek, davalı ...’nin tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Yerel mahkemece uyuşmazlığın idari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 9. maddesinde, idari yargı yerleri dışındaki yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev yönünden reddedilmesi durumunda yapılacak işlemlere ilişkin yol ve yöntemler gösterilmiş olup adli yargı yerinde görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine orada gösterilen yöntemlere uyulması gerekir.
Adli yargı yerinde açılan bir davanın idari nitelikte olduğunun anlaşılması üzerine, dosyanın görevli idari yargı yerine gönderilmesine karar verilmekle başlangıçta adli yargı yerinde açılmış olan dava, idari yargı yerinde açılmış sayılmaz.
Mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği takdirde dava dosyasını ait olduğu mahkemeye göndereceğine ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 27. maddesindeki düzenleme, adli yargı yerleri arasındaki görev konusunda uygulama alanı bulur. Yargı yolu bakımından görevsiz olduğunu belirleyen hukuk mahkemesinin, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermekle yetinmesi gerekir.
Yerel mahkemece, görevsizlik kararı verildikten sonra dosyanın görevli ve yetkili Mersin Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine de karar verilmiş olması da usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7498, K. 2010/8480, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama