KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/750 E., 2010/12522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ... ...'ın sürücüsü olduğu motosiklet ile davalının sürücüsü olduğu aracın çarpışması nedeniyle davacının yaralandığı olayda, davalı sürücünün 6/8, dava dışı ... ...'ın 2/8 oranlarda kusurlu bulundukları, davacının kusurlu bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Yasası'nın 3. maddesi gereğince motosiklet yolcu taşımalarında kullanılmayan motorlu araçlardandır. Davacının yolcu taşımacılığına uygun olmayan araç ile yolculuk yapması ortak kusurlu davranışı kabul edilerek manevi tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayın oluş biçimi, açıklanan olgular, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/750, K. 2010/12522, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama