KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7736 E., 2011/9027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/02/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, Medeni Kanunun 1007. maddesi uyarınca, tapu sicilinin hatalı tutulmasından dolayı devletin sorumluluğuna dayalı maddi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dosyasındaki kanıtlara göre, davacı ... ortağı dava dışı arsa malikleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdetmişler, inşaat tamamlanıp müteahhit olan davacı ... ortağına bırakılan taşınmazların satışı için tapuda gerekli işlemler yapılmış, yine müteahhitlere bırakılan 13 nolu bağımsız bölümün satışı için davacı ... ortağına müşterek imza ile satış için vekalet verilmiş, davacının ortağı bu müşterek vekalete rağmen ... başına gidip bu vekalet ile 13 nolu bağımsız bölümü üçüncü şahsa satıp devretmiştir. Bu satış sebebi ile tapu memuru “görevi kötüye kullanmak” suçu nedeni ile ceza mahkemesinde yargılanıp mahkum olmuş ve karar kesinleşmiştir. Davacı bu usulsüz satış işlemi nedeni ile ıslah dilekçesi ile birlikte 90.000.-TL tazminat talep etmiştir.
Tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi ile tapu sicilinin tutulmasından ... zararlardan ötürü devletin doğrudan sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir. Bu sorumluluk asli ve objektif sorumluluk olduğundan zarara uğrayan doğrudan devletten zararın ödetilmesini isteyebilir. Zararın kapsamı konusuna gelince; davacı ile ortağı bu taşınmazda eşit hak sahibi olup davacı sadece kendi payına düşen kısmı isteyebilir. Şu halde tespit edilen zararın yarısının kabulü gerekirken süresinde ve usulüne uygun ıslah dilekçesine rağmen ıslah istemi reddedilip ilk istem kadar davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesine göre bu tür zararlara karşı açılacak davalar Hazineye yöneltilmek gerekir. Eldeki davada husumetin Bayındırlık ve İskan Bakanlığına yöneltilmiş olması doğru olmamış ise de davayı hazine vekilinin takip etmiş olması ve bu hatanın bozmadan sonra düzeltilebileceği gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7736, K. 2011/9027, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama