KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/780 E., 2010/12582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... aleyhine 24/06/2005 gününde verilen dilekçe ile tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına dayalı maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, sürücüsü olduğu araç ile ... köyünden ... yönüne giderken, ... köyünde çukura düşen aracının hasara uğradığını, yol ve köprü çalışmalarından sorumlu olan ve yolda çalışma olduğuna ilişkin uyarıcı işaretler koymayan ... Köyü Muhtarlığının uğradığı zarardan sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, alkollü araç kullanan davacının kusurlu olduğunu, Karayolları Trafik Yasası'nın 9/2-b maddesi uyarınca köy yollarından sorumlu olan Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı ile birlikte gerekli önlemleri aldıklarını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davacı, yol ve köprü yapımı sırasında davalının gerekli işaretlemeleri yapmadığını, uyarıcı önlemler alınmadığını ileri sürerek hizmet kusuru niteliğindeki eylemine dayandığına göre bu tür isteklerin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idari yargı yerinde tam yargı davası olarak ileri sürülmesi gerekir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/780, K. 2010/12582, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama