KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7889 E., 2011/7821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 13/08/2007 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Yasa uyarınca ödenen nakdi tazminatın rücuen ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı görevliye 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yasa gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalılardan alınması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalıların görevli polis memuruna etkili eylem suçundan dolayı beraat etmiş oldukları gerekçesiyle, istem reddedilmiş; karar, davacı idare tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden, olay günü bir kavga olayına karışan ve kaçarken yakalanan davalıların karakola götürülmek istenirken polislere zorluk çıkarttıkları, direndikleri, bu arada davalıları etkisiz hale getirmeye çalışan görevli polis memurunun 10 gün ... ve güçten kalacak biçimde yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır. Ceza yargılaması sonucu; polis memurunun, hangi sanık-davalının eylemi sonucu yaralandığı kesin olarak belirlenemediğinden davalıların delil yetersizliğinden beraetlerine karar verilmiştir.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin kanıt yetersizliğine dayanan beraat kararı, hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır. Beraet kararı, suçun davalı tarafından işlenmediğine ilişkin olgusuna dayanıyorsa, bu karar hukuk hakimi yönünden de bağlayıcıdır.
Somut olayda beraet kararında, suçun davalılar tarafından işlenmediğine ilişkin kesin bir olgu saptanmamıştır. Ceza mahkemesince belirlenmiş bir maddi vakıa bulunmamaktadır. Şu durumda yerel mahkemece, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmalı, olay yeri tutanakları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek polis memurunun yaralanmasına hangi davalının haksız eylemi ile neden olduğu belirlenmeli ve varılacak sonuca uygun karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7889, K. 2011/7821, 4 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama