KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/7915 E., 2011/7829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Davacı ... vd. vekili Avukat ... Tekesin tarafından, davalı ... aleyhine 12/05/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı ... tarafından yaptırılan yol genişletme çalışmaları sırasında taşınmazlarında toprak kaymasına neden olunduğunu, taşınmazlarının üzerinde bulunan mezar ve bitki örtüsünün zarar gördüğünü belirterek uğradıkları zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece mahallinde iki kez keşif yapılmıştır.
Yapılan keşifler sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında, davacılara ait taşınmazın tamamının yüz ölçümünün 430,76 metrekare olduğu, bu taşınmazın 324,37 metre karelik bölümünün heyelan nedeniyle kaydığı belirtilmiştir. Oysa ki dosya içinde bulunan ve dava konusu taşınmaza ait olan tapu kaydında; taşınmazın tamamının yüz ölçümü 163 metre kare olarak gösterilmiştir.
Mahkemece tapu kaydında gösterilen yüz ölçümü ile bilirkişi raporlarında belirtilen yüz ölçümleri arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla bilirkişilerden ek rapor alınmış, ek bilirkişi raporunda da; yerinde tekrar ölçüm yapılmadan taşınmazın tamamının yüz ölçümü tapu kaydındaki miktara göre düzeltilmiş ve sonuçta; davacılara ait taşınmazın tamamının 163 metre kare olduğu, bu taşınmazın 123 metre karelik bölümünün toprak kayması nedeniyle zarar gördüğü bildirilmiştir.
Ancak, bu ek bilirkişi raporunda, tapu kaydında yazılı olan yüz ölçümüne göre düzeltme yapıldıktan sonra yeniden ölçüm yapılmadan zarar gören alanın yüz ölçümünün nasıl belirlendiği anlaşılamamaktadır. Bu durum, mahkemece yapılan her iki keşifte de taşınmazın tamamının ve zarar gören bölümünün doğru ve tekniğine uygun olarak ölçülmediğini göstermektedir. Açıklanan nedenlerle yerel mahkemece benimsenen
bilirkişi ek raporu karar vermek için yeterli ve sağlıklı veriler içermemekte olup, hüküm kurmak için elverişli ve denetlenebilir nitelikte değildir. Yerel mahkemece, yukarıda açıklanan yönler gözetilerek dava konusu taşınmazın zarar gören bölümünün gerçek miktarının belirlenmesi ve zararın da yeni belirlenecek bu miktara göre hesaplanması için mahallinde tekrar keşif ve ölçüm yapılması gerekirken, tapu kaydı ile keşifler sırasında yapılan ölçüm sonuçları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/7915, K. 2011/7829, 4 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama