KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/8180 E., 2011/9238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 13/11/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan ... ..., ..., ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... ..., ..., ... tarafından temyiz olunmuştur.
13.11.2007 günlü dava dilekçesinde, tedavi ve ulaşım giderleri için 5.000,00 TL maddi tazminat istenmiştir. Yerel mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda, davalının tedavi giderlerinden kusuru oranına göre sorumlu olacağı miktarın 1.372,85 TL olacağı belirtilmiştir. Davalı ... tarafından yargılamanın devamı sırasında, 10.10.2008 günü davacıya tedavi giderleri için 3.076,00 TL tazminat ödenmiştir.
Yerel mahkemece davacıların maddi tazminat isteklerinin tümü yargılama sırasında sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile karşılandığından, davacıların maddi tazminata yönelik istekleri yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davacıların, davanın açıldığı günde maddi tazminat istemekte haklı oldukları gözetilerek maddi tazminat isteminin tamamı üzerinden davacılar yararına vekâlet ücreti takdir edilmiştir.
Ne var ki bilirkişi raporunda belirlenen zarar miktarına göre davacıların maddi tazminat isteminin bir bölümünü istemekte haklı, bir bölümünü ise istemekte haklı olmadıkları anlaşılmaktadır. Öyle ise davacıların istemekte haklı olmadıkları belirlenen maddi tazminat miktarı üzerinden de davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 417. maddesi gereğince; kural olarak yargılama giderleri, davadaki haklılık oranına göre haksız çıkan tarafa yükletilir. Aynı Yasa'nın 423. maddesine göre vekalet ücreti de yargılama giderlerine dahildir. Somut olayda; dava dilekçesinde tedavi giderleri için 5.000 TL maddi tazminat istenmiş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda ise davacının isteyebileceği maddi tazminat miktarının 1.372,85 TL olduğu belirlenmiştir.
Şu durumda davacının 5.000 TL maddi tazminat isteminden 1.372,85 TL tutarındaki bölümünü istemekte haklı olduğu ancak 3.627,15 TL tutarındaki fazla isteminde haklı olmadığı anlaşılmakta olup; eğer, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmamış olsa idi bu miktarın reddine karar verileceği de açıktır.
Yerel mahkemece, yukarıda açıklanan yön gözetilerek davacıların istemekte haklı olmadıkları belirlenen 3.627,15 TL maddi tazminat miktarı üzerinden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken,
yargılama sırasında davacılar tarafından ispatlanmayan ve istemekte haklı bulunmadıkları belirlenen 3.627,15 TL tutarındaki bölüm üzerinden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8180, K. 2011/9238, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama