KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/8380 E., 2010/9643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 20/07/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacılar ... ile ...'ın temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer davacı ...'ın temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın sulh hukuk hakimliğinin görev alanına girdiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılardan ... ile ..., çocukları olan küçük ...'ın yaralanması nedeniyle kendi adlarına asaleten, küçük adına velayeten dava açarak; kendileri yararına manevi tazminat, ... yararına ise tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat alınmasını istemişlerdir.
Yerel mahkemece, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu ve her bir davacının isteminin mahkemenin görev sınırı altında kaldığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacılardan ...'ın maddi tazminat miktarı yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla talepte bulunulduğuna göre, adı geçen davacı tarafından açılan davaya asliye hukuk hakimliği olarak bakılıp işin esası incelenerek sonuçlandırılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, davacılardan ... yönünden de görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8380, K. 2010/9643, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama