KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2010/8753 E., 2011/11273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 12/03/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ile davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı ... ...'un babası diğer davalı ...'un dedesi tarafından adı geçen davalıların işlettiği dükkanın önüne yaptırılan ve elektrik ihtiyacı davalı kuruma ait gerilim hattında kablo atılmak sureti ile kaçak olarak temin edilen sebilden su içer iken elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden desteğin mirasçlarının tazminat talebinden ibarettir. Mahkemece, belirlenen tazminatın davalılardan müteselsilen alınmasına karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan açılan ceza davasında mahkeme, davalı ... ... ile davalı kurum sorumlusu dava dışı ... ...'ın cezalandırılmasına, diğer sanık/davalı ... hakkında açılan davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile düşmesine karar verilmiş, karar temyiz edilmiş olup kesinleşmemiştir.
Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemelerinin beraat kararı ve kusur oranı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular ile bağlıdır. Dava konusu olayın özelliği itibariyle ceza mahkemesindeki dava sonucu beklenmeli, daha sonra ceza dosyası ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan bu durum gözetilmeyerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/8753, K. 2011/11273, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama